Hipertansiyon nedir?

Hipertansiyon nedir?

Hipertansiyon (yüksek tansiyon), insan sağlığını ciddi fakat sinsi bir biçimde tehdit eden bir durumdur. Yüksek tansiyonun kendisi bir hastalık değil, vücutta gelişen bazı hastalıkların yarattığı sonuçlardan biridir. Ancak yüksek tansiyon geliştikten sonra kendisi de birçok hastalıkların başlıca nedenini oluşturmaktadır. Hipertansiyona halk arasında büyük bir sıklıkla rastlanmaktadır. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde, halkın % 10-15′inde hipertansiyon olduğu saptanmıştır. Bu oran son derece yüksek bir orandır. Hipertansiyon kesinlikle yaşam süresini kısaltmaktadır. Tansiyonun yüksekliğiyle yaşamın kısalması birbirine paralellik göstermektedir. Tedavi görmeyen bir hipertansiyon hastasının, hipertansiyonun yerleşmesinden sonra ümit edilen yaşam süresi 20 yıl kadardır. Ancak gerek hipertansiyonu gerekse bunu yaratan asıl hastalığı tedavi edilen kişiler, normal bir insanın yaşam süresine erişebilmektedirler.
Yüksek tansiyon özellikle damarları etkilemektedir. Damarları bozulan organlar ise normal işlevlerini yerine getirememektedirler. Bu ise hastalarda, yüksek tansiyonun hazırlayıcı etken olarak rol oynadığı belirtilere yol açmaktadır. Hipertansiyonun en sık ve ciddi olarak etkilediği organların başında, kalp, beyin ve gözler gelmektedir. Bu organların etkilenmesiyle, hipertansiyonu düşündürecek olan diğer belirtiler ortaya çıkmaktadır.
Hipertansiyon; şişman, içine kapanık ve büyük kentlerde yaşayanlarda daha sık rastlanır. Böbrek, sinir sistemi, kalp ve damar hastalıklarında, gebelikte ve hormon dengesizliklerinde hipertansiyon görülebilir. Hipertansiyon kalp ve damarları etkileyerek ölüme yol açar.

Hipertansiyon belirtileri

Hipertansiyonun belirtileri, yüksek tansiyonun bozmuş olduğu damar ve organlardan kaynaklanmaktadır. Hipertansiyon özellikle kalbi, beyni, gözün retina tabakasındaki damarları ve böbrekleri etkilemektedir. Yüksek tansiyonun değişik belirtileri, bu organların bozulan işlevleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu belirtilerin çıkmasıyla hipertansiyonun teşhis edilmesi belli bir gecikmeyi de yansıtmaktadır.
Beynin etkilenmesiyle ortaya çıkan belirti ve özellikleri şöyle verebiliriz; hastalar sabah uyandıklarında özellikle kafanın arka tarafında bir baş ağrısı duyarlar. Bu baş ağrısı günün ortalarına doğru hafifleyerek kaybolur. Ancak bu bölgedeki “sabah baş ağrısı” kural değildir. Baş ağrısı günün herhangi bir saatinde ve başın herhangi bir bölgesinde de ortaya çıkabilir. Hastalar baş dönmesinden de yakınırlar. Bu belirti oldukça sık görülür. Bir diğer belirti ise kulak çınlamasıdır. Beyin kanamaları, felçler, hafıza bozuklukları, kişilik değişiklikleri de yüksek tansiyonun beyin yoluyla kendini ortaya koyduğu belirtilerdendir.
Yüksek tansiyon nedeni ile gözün retina tabakasındaki atardamarlarda daralmalar ve kanamalar görülebilir. Gözdeki bu değişiklikler görme bozuklukları ve hatta körlüğe bile neden olabilir.
Tansiyonun yüksek oluşu kalbin iş yükünü çoğaltır. Kalp kası artan bu iş yükünü karşılayabilmek amacıyla önceleri büyür ancak büyümüş olan kalp, bir süre sonra kendisini bırakır ve genişler. Kalp artık eskisi kadar güçlü kasılamaz, böylece kalp yetmezliği belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Kalp kasının büyümesi, kalbin oksijen gereksinimini artırır. Nefes darlığı, çarpıntı, öksürük gibi belirtiler kalp yetmezliğinin yerleşmiş olduğunu gösteren belirtilerdir.
Yüksek tansiyon nedeni ile böbrek damarlarında arteriolosklerotik değişiklikler geliştiğinde, böbrekler yeterince kanlanamazlar. Bunun sonucu olarak da bu organların işlevi olan kanın süzülmesi işlemi aksar. Bu durum tansiyon yükselmesine yol açar. Hastaların idrarlarında bir miktar protein ve alyuvarlara rastlanır. İlerlemiş vakalarda böbrek yetmezliğine ait belirtiler ortaya çıkar. Burun kanaması, fazla terleme, çok su içme, çok idrara çıkma, halsizlik gibi belirtiler yüksek tansiyonu yaratan nedene bağlı olarak ortaya çıkan diğer belirtilerdir.

Hipertansiyonun tedavi ilkeleri

Yüksek tansiyon kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedaviye başlamadan önce, yüksek tansiyonun hangi tipte olduğu ortaya konulmalıdır. Başlıca üç tedavi yöntemi vardır. Bunlar “İlaç tedavisi”, “Cerrahi tedavi” ve “Alışkanlıkların düzenlenmesi”dir. Yüksek tansiyonun tedavisinde kullanılmakta olan çeşitli ilaçlar vardır. Bu ilaçlar değişik yollardan değişik etkiler oluşturarak, tansiyonun düşmesine yardım etmektedirler.
Hipertansiyonlu hastaların ilaç kullanmalarına karşın, günlük tuz alımlarını azaltmaları, fazla kilolarını da atmaları gerekmektedir. Diğer yandan bu kişilerin kesinlikle sigara alışkanlığından vazgeçmeleri gerekmektedir. Daha sakin bir yaşamı yeğlemeleri ise kuşkusuz sağlıkları açısından önemlidir. Düzenli olarak yapılan spor çalışmaları ise kesinlikle kan basıncının düşmesine yardım etmektedir. Ancak kişinin seçeceği sporun gerek cinsi gerekse de ağırlığı, kişinin kalbinin karşılayabileceği düzeyde olması gerekmektedir. Yürüyüşler, hafif koşular, yüzme ülkemizin koşullarında kolayca gerçekleştirilebilecek olan spor çalışmalarıdır. Yüksek tansiyon vakaları gerektiği gibi tedavi edildiklerinde, normal yaşam süresini kısaltmamaktadır. Tedavi edilmeyen vakalar ise en fazla 20 yıl içinde kaybedilmektedir. Bazı etkenler yüksek tansiyonlu hastanın geleceğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Biz ne yapıyoruz?

Akasya Bakım ve Yaşam Merkezimizde hiperteansiyon teşhisi konmuş konuklarımızın düzenli tansiyon kontrollerini yaparak, hareket ve hafif spor egzersizleriyle kan dolaşımının dengelenmesine yardımcı oluyoruz.
Günlük tuz tüketimi önemli olduğu için uygun beslenme programı hazırlayıp, sigara kullanımı varsa bırakmasına yönelik çalışmalar yapıyoruz.
Kurumuzdaki günlük sosyal faaliyetlere katılımını sağlayarak keyifli ve kaliteli bir hayat sürmelerine katkıda bulunuyoruz.

Web sitemizde yayınlanan makaleler çeşitli kaynaklardan edinilmiş olup, profesyonel tıbbi tavsiye niteliğinde değildir, sadece bilgi amaçlıdır. Tıbbi danışmanlık için lütfen doktorunuza başvurunuz.